11 Nisan 2012 Çarşamba

AİHM: Polisin barışçıl gösteri yapanlara göz yaşartıcı gaz kullanmaması gerektiğine hükmetti


Suriye'li muhaliflerin gösterisinde polis biber gazı kullanırken

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, dün (10.04.2012) verdiği Ali Güneş v. Türkiye (9829/07) davasına ilişkin kararında barışçıl göstericilere karşı polisin göz yaşartıcı gaz ya da biber gazı kullanmasını işkence ve kötü muamele yasağını düzenleyen İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 3. maddesini ihlal ettiğine oybirliği ile karar verdi. Bu karar, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in bu yönde kendisine Mecliste yöneltilen bir soru önergesine yakınlarda (29.03.2012) verdiği cevabını bütünüyle yalanlamış görünüyor. 

Bana kalırsa AİHM ile Hükümetin tutumu arasındaki fark kanunsuz/izinsiz gösteri ile barışçıl gösteri kavramlarının farklı yorumlanmasından kaynaklanıyor. Bu yorum farkı, aynı zamanda Sözleşme'nin 11. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğünün kullanımının Hükümet tarafından sistematik bir şekilde ihlal edildiği anlamına da geliyor. Kararın ayrıntılarına bir göz atalım:

Dava, bir lise öğretmeninin 2004 tarihinde katıldığı İstanbul'da düzenlenen NATO zirvesini protesto gösterisi sırasında polisin göz yaşartıcı gaz kullanmak dahil kendisine kötü muamelede bulunduğu şikayetine dayanıyor. 
Mahkeme bu çerçevede özellikle (1). yetkili mercilerin Ali Güneş'i zaten yakalamış olmalarına rağmen kendisine karşı neden göz yaşartıcı gaz kullanıldığını haklı kılacak bir açıklama getiremediğini; (2). Ali Güneş'in buna ilişkin şikayetleri hakkında etkili bir soruşturma yürütülmediğini tespit etmiştir.

DAVAYA İLİŞKİN TEMEL OLGULAR

Başvurucu Ali Güneş, 1968 doğumlu bir Türk vatandaşıdır ve İstanbul'da yaşamaktadır.  

Kendisi bir lise öğretmenidir ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesidir. Kendisi 2004 Haziranında İstanbul'daki NATO Zirvesine karşı düzenlenen bir gösteriye katılmıştır. 

Ali Güneş'e göre, 28 Haziran 2004 günü İstanbul Valiliğinin NATO Zirvesine ilişkin olarak gösterilere izin verdiği 13 bölgeden birine gitmiştir. Kendisi ve diğer bütün meslektaşları silahsızdı ve barışçıl bir şekilde davranmışlardı. Bununla birlikte polis kendisini kollarından yakalayarak göz yaşartıcı gaz sıkmış, dövmüş ve kendisini polis merkezine götürdükten sonra 11 saat göz altında tutmuştur. Kendisi bir savcı karşısına çıkarıldıktan sonra salıverilmiştir.

Hükümete göreyse, Ali Güneş ve meslektaşları basın açıklamalarını okuduktan sonra dağılmayı reddetmişler, -polisin onları gösteri yerini terk etmeye ikna çabalarına karşın- polise taş ve sopalarla saldırmışlardır. Ayrıca çevredeki araçlara zarar vermişler ve bu sırada bir polis memuru yaralanmıştır. Sonuç olarak, polis onları dağıtabilmek için göz yaşartıcı gaz kullanmıştır. Ayrıca Ali Güneş'i de savcılık kendisinin salıverilmesini emredinceye kadar polis merkezinde tutmuşlardır. İki doktor Ali Güneş'i aynı gün muayene etmiş ve gözlerinde kızarıklık bulunduğu ve vücudunda herhangi bir kötü muamele izi bulunmadığı raporunu vermişlerdir.

Olaylar ulusal basında geniş olarak yer bulmuştur. "Sabah" Gazetesinde Ali Güneş'in iki polis memuru tarafından tutulduğu sırada içlerinden birinin çok yakın mesafeden yüzüne gaz sıktığını gösteren bir fotoğraf yayınlanmıştır. 

Hem Ali Güneş, hem de Hükümet polis ve doktor raporları dahil çok sayıda belgeyi delil olarak Mahkeme'ye  sunmuştur. İki doktor raporu gözlerde kızarıklık, biri de omuzlarının altında bereler tespit etmiştir. 

Ali Güneş, 7 Eylül 2004 tarihinde gösteri sırasında kendisine kötü muamelede bulunulduğuna ilişkin olarak polise karşı şikayette bulunmuştur. Kendisine göre, resmi şikayette bile bulunmadan önce, savcılık 30 Haziran 2004 tarihinde polis memurları hakkında suç unsuru bulunmadığından takipsizlik kararı vermiştir. Bu karardan kendisi haberdar edilmeksizin Kasım 2007'de hakkındaki karar kendisine tebliğ edilmiştir. Yaptığı itiraz savcılık kararı yürürlükteki mevzuata uygun bulunduğundan Şubat 2008 tarihinde bir mahkeme tarafından reddedilmiştir.

ŞİKAYETLER

Başvurucu özellikle Sözleşme'nin 3. maddesine dayanarak, Haziran 2004 tarihinde İstanbul'da gerçekleşen NATO Zirvesi karşıtı gösteriler sırasında kendisi ve diğer bütün göstericilerin silahsız ve barışçıl bir tutum içinde olmasına karşın polisin kendisini dövdüğünden ve yakalanmasının akabinde yüzüne zararlı gazlar sıkıldığından şikayetçi olmuştur. Ayrıca Türk makamlarının polise karşı şikayetlerinin yeterli bir incelemeye tabi tutulmadığından da şikayetçi olmuştur. Son olarak, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını düzenleyen Sözleşme'nin 5. maddesine dayanarak polisin kendisini yasadışı bir şekilde gözaltına aldığından şikayetçi olmuştur.

MAHKEME'NİN KARARI

3. madde

Mahkeme ilk olarak, "göz yaşartıcı gaz" ya da "biber gazı"nın kişilerde solunum sorunları, bulantı, kusma, tahriş, spazmlar, göğüs ağrısına sebep olduğu sadece çok az vakada bildirildiğini not etmektedir. Güçlü dozlarda ise, ayrıca kişilerin akciğerlerinde tahribat, solunum ve sindirim sisteminde doku harabiyeti ve iç kanamaya yol açabilmektedir. 

Mahkeme, daha sonra Kimyasal Silahların Geliştirilmesi, Üretilmesi, Saklanması ve Kullanılması ile Yokedilmesine dair 1993 tarihli Sözleşme'de göz yaşartıcı gazların kimyasal silah olarak kabul edilmemiş olmasına rağmen, Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi'nin  (CPT) böylesi gazların güvenlik güçleri tarafından kullanımına ilişkin kaygılarını açıkladığını belirlemiştir. CPT özellikle bu tür gazların kapalı alanlarda kullanımının potansiyel tehlikelerine dikkat çekerek kullanımlarına ilişkin açık ve özel kurallar öngörülmesini tavsiye etmiştir. 

Mahkeme, zaten gözaltına alınmış kimselere karşı bu gazların kullanılmasının haklı görülemeyeceğini vurgulayarak, CPT'ye katılmaktadır. Mahkeme, daha sonra Ali Güneş'in polis tarafından yakalandıktan sonra neden bu gazın kullanıldığına ilişkin Hükümetin herhangi bir açıklama getirmediğini belirlemiştir. 

Mahkeme, Ali Güneş'in yüzüne yersiz bir şekilde gaz sıkılmasının kendisinde yoğun fiziksel ve zihinsel acıya yol açtığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, kendisi insanlıkdışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalmıştır. Bu sonucun ışığında, başvurucunun polis memurları tarafından dövüldüğüne ilişkin şikayetinin ayrıca incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

Ek olarak, açtığı soruşturmayı 48 saat içinde kapatmıştır. Savcılığın soruşturmanın kapatılması kararından ayrı olarak Hükümet Mahkeme'ye savcılığını bu sonuca götüren adımları gösteren herhangi bir belge sunmamıştır. 

Yukarıdakiler temelinde, Mahkeme, Ali Güneş'e göz yaşartıcı gaz sıkılmasından ve bununla ilgili şikayetlerinin yetkililer tarafından etkili bir soruşturma yürütülmesinde başarısız olunmasından dolayı 3. maddenin ihlal edildiğine hükmetmiştir. 

5. maddenin 1. fıkrası

Mahkeme Ali Güneş'in yasadışı bir şekilde gözaltına alındığı şikayetini Türk makamlarının yürürlükteki usullere uygun yürüttüklerini tespit ettiğinden reddetmiştir. Ayrıca, Ali Güneş'in yakalanma ve gözaltına alınması sırasında kendi görüşüne göre neyin tam olarak yanlış olduğunu belirtmemiştir. 

Adil tazmin (41. madde)

Mahkeme, manevi tazminat olarak Türkiye'nin Ali Güneş'e 10.000 Euro ve yargılama gideri ve ücret olarak 1.500 Euro ödemesine hükmetmiştir.


Hiç yorum yok: