11 Ekim 2011 Salı

Basın Özgürlüğünün Korunması Konusundaki AİHM İçtihatları

Gazetecilerin Haber Kaynaklarının korunması

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, Sözleşme'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesinin sadece bilgi ve fikirlerin özünü ve içeriğini değil, ayrıca bunları iletim araçlarını da koruduğunu kararlarında defalarca dile getirmiştir. Mahkeme'nin içtihatlarında gazetecilerin haber kaynaklarının gizliliği dahil, basın en geniş kapsamda korunmuştur. 

Son dönemde, gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in  Ergenekon davası kapsamında yazdıkları kitaplarla ilgili olarak ev ve işyerlerinin aranması, basım evlerinde ve gazetelerde basıma hazırladıkları eserlere ve belgelere el konulması ve tutuklanmaları olayında çokça gündeme gelen bu konunun bir de aşağıda küçük özetlerinin verilmeye çalışıldığı İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin bakış açısından irdelenmesine ihtiyaç olduğu çok açık. 


Bu konu, içerdiği ifade özgürlüğü hakkının özü itibariyle demokrasinin bir ülkede varlığı ya da yokluğunu anlamak bakımından turnusol kağıdı işlevi gördüğünden Türkiye'deki mevzuat ile idari ve yargısal mercilerin tutumlarının AİHM kararlarıyla karşılaştırmalı olarak eleştirel bir analize tabi tutulmasını gerektiriyor. Bu analizi sonraya bırakarak AİHM'in bu konudaki temel içtihatlarına çok özet bir bakış atalım.

"Gazetecilerin haber kaynaklarını açıklanmaya zorlanmasına karşı korunması basın özgürlüğünün temel koşullarından biridir. Böyle bir koruma olmaksızın, haber kaynakları kamuoyunun menfaatinin bulunduğu konularda toplumun bilgilendirilmesinde basına yardım etmekten kaçınabilirler. Sonuç olarak, basının kamusal bekçilik rolü zarar görebilir ve basının doğru ve güvenilir bilgi  sağlama yeteneği olumsuz etkilenebilir. Bir gazetecinin haber kaynağını açıklamaya zorlayan bir karar ... daha üstün bir kamu yararı gerektirmedikçe 10. maddeye uygun olamaz.” (Bkz. Goodwin v. Birleşik Krallık sonkararı).  



Gazetecilerin haber kaynaklarını açıklamaya zorlanmalarına ilişkin içtihatlar

Goodwin v. Birleşik Krallık - (27.03.1996) 

"Mühendis" (“The Engineer”) adlı dergi için çalışan bir gazetecinin şirketin gizli bir birleşme planı hakkındaki bilgi kaynağını açıklaması emrine ilişkin olarak Mahkeme, söz konusu kararın aşırı olduğuna hükmetmiştir. 
(Sözleşme'nin ifade özgürlüğüne ilişkin 10. maddesinin ihlaline)

Nordisk Film & TV A/S v. Danimarka - (8.12.2005) 

Dava kendini gizleyerek sübyancı bir derneğin faaliyetlerine katılarak belgesel hazırlayan bir gazetecinin araştırma belgelerini açıklamasının emredilmesine ilişkindir. Mahkeme, ulusal mahkeme emrinin gazetecinin ifade özgürlüğüne orantılı bir müdahale olarak tespit etmiştir. Mahkeme, bu emrin suçun önlenmesi, özellikle de ciddi çocuk istismarı vakaları bakımından haklı görülebileceğine karar vermiştir. 
(Başvurunun kabuledilemezliğine)

Voskuil v. Hollanda - 22.11.2007 

Dava, bir gazete için bir silah kaçakçılığı soruşturmasına ilişkin yazdığı iki makaleye ilişkin olarak haber kaynağını açıklamama hakkı gözardı edilerek açıklamada bulunması için iki haftadan daha uzun bir süre tutuklanan bir gazeteciye ilişkindir. Mahkeme, Hükümetin gazetecinin haber kaynağını açıklamasıyla elde edeceği menfaatin başvurucunun bunu gizli tutma yönündeki menfaatini geçersiz kılmaya yeterli olmadığına hükmetmiştir.

(Sözleşme'nin 10. maddesi ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına ilişkin 5 § 1. maddesinin ihlaline) 

Financial Times Ltd ve Diğerleri  v. Birleşik Krallık - 15.12.2009 

Dava, dört Birleşik Krallık gazetesi ile bir haber ajansının bir Belçika Bira Şirketi olan Interbrew'in Güney Afrika'da faaliyet gösterin başka bir bira firmasının devralınması teklifinin basına sızması üzerine, haber kaynağının kimliğinin ifşa olmasına neden olabilecek ellerindeki belgenin Interbrew'e açıklanmasının emredilmesine ilişkindir. Mahkeme, gazetecilerinin gizli haber kaynaklarının teşhisine yardımcı oluyor görünmesinin yaratacağı şok etkisine vurgu yapmış ve terazide gazetecilerin haber kaynaklarının korunmasının daha ağır bastığına karar vermiştir. Bu davada ilgi çekici olan bir husus da, söz konusu tedbirin hiç uygulanmamış olmasına rağmen Mahkeme'nin ilgili tedbirin uygulanma olasılığının bulunması nedeniyle ihlal kararı vermiş olmasıdır.

(10. maddenin ihlal edildiğine) 

Sanoma Uitgevers B.V. v. Hollanda - 14.09.2010 

Dava, değişik haftalık dergiler çıkaran bir Hollanda şirketinin yasadışı bir araba yarışına ilişkin olarak bir makalede kullandığı fotoğrafların başka bir suçla ilgili soruşturma kapsamında, gazetecilerin gizli haber kaynaklarının kimliğini açığa çıkarma ihtimali nedeniyle güçlü karşı koymalarına rağmen polise teslim etmeye zorlanmalarına ilişkindir. Mahkeme,  ceza soruşturmasının menfaatlerinin gazetecilerin haber kaynaklarının korunmasına ilişkin kamu menfaatine üstün gelip gelmediği konusunda bağımsız bir değerlendirmesini mümkün kılacak yeterli yasal koruyucuların bulunduğu bir usulün başvurucu şirkete sağlanmadığından başvurucu şirketin ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin "hukuken öngörülmediğine" hükmetmiştir. 

(10. maddenin ihlal edildiğine) 

[Kararın tamamının tarafımdan yapılmış Türkçe çevirisine ulaşmak isteyenler http://www.yargitay.gov.tr/abproje/belgeler.php#a4 linkini tıkladıktan sonra karşılarına çıkan sayfadaki AİHM Kararlarının üzerini tıkladıktan sonra açılan sayfadaki 16. karara bakabilirler.]


Gazetecinin ev ve işyerinin aranması ve belgelerine el konulması 

Roemen ve Schmitt v. Lüksemburg - 25.2.2003 

Dava, Hükumetin bir bakanının vergi yolsuzluğuna ilişkin bir makale yayınlaması üzerine Lüksemburglu bir gazetecinin evinin basılarak polis tarafından aranmasıyla ilgilidir. Arama emri elde etmiş soruşturmacılar  kapsamlı bir soruşturma yürütmüşlerdir.  Mahkeme, uygulanan tedbirlerin orantısız ve yeterli gerekçeyle desteklenmemiş olduğuna hükmetmiştir. 

(Diğerlerinin yanında, 10. maddenin ihlal edildiğine)  

Ernst ve Diğerleri v. Belçika - 15.7.2003 

Dava, Liège İtiraz Mahkemesinin Devlet hukuk servisi mensuplarının oldukça hassas ceza davalarında basına bilgi sızdırılmasına ilişkin olarak güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturulmalarıyla bağlantılı olarak Belçika gazetelerinin bürolarının ve dört gazetecinin evlerinin Ciddi Suçlar Şubesi tarafından aranmasına ilişkindir. Mahkeme, ulusal mahkemeler tarafından böylesi geniş bir çerçevede gerçekleştirilen arama ve elkoyma kararlarını haklı göstermek için ileri sürdükleri gerekçelerin yeterli olmadığına hükmetmiştir. 

 (Diğerlerinin yanında, 10. maddenin ihlal edildiğine)  

Her iki davada da Mahkeme, ulusal makamların ilgili memurlarının uygun bir şekilde sorgulanması gibi, gazetecilerin ev ve iş yerlerinin aranmasından farklı tedbirlerin suç ya da düzensizliğin engellenmesinde etkili olmayacağını tespit etmek zorunda olduğuna hükmetmiştir. 



Alman haftalık haber dergisi Stern'in muhabiri olan başvurucunun davası, Avrupa kurumlarındaki düzensizlikler ve Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Bürosunun gizli belgelerindeki bilgiye dayalı makaleler yayınlaması üzerine evinin ve iş yerinin aranması ve belgelerine el konulduğu şikayetine ilişkindir. Mahkeme gazetecinin kaynaklarını açıklamama ayrıcalığının salt kendisine tanınmış ya da kaynağının hukukiliği ya da hukuksuzluğuna bağlı olarak elinden alınabilecek bir ayrıcalık olarak görülemeyeceğini, bunun aynı zamanda bilgi edinme hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme Belçika mahkemelerinin aramaları haklı bulduğuna ilişkin gerekçelerini yetersiz bulmuştur.  

(10. maddenin ihlal edildiğine) 


KARAR VERİLMEYİ BEKLEYEN DAVALAR


Dava, ulusal istihbarat teşkilatından kaynaklanan belgelerin yayıncı şirketin bir gazetesinden müsadere edilmesi ve gazete için çalışan iki gazetecinin telefonunun dinlenmesine ilişkindir. Başvurucular, özellikle belgelerin teslim edilmesi emirlerinin haber kaynaklarını teşhis etmeyi amaçladığından şikayetçi olmuşlardır. 

Başvurucular, Sözleşme'nin özel ve aile hayatına saygı hakkını düzenleyen 8. maddesi ile 10. madde ihlalinden şikayet etmektedirler. 

Hiç yorum yok: