12 Temmuz 2011 Salı

AİHM: Birleşik Krallık Irak'taki eylemlerinden sorumlu


Geçen hafta, 7 Temmuz 2011 tarihinde İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin Büyük Dairesi, Birleşik Krallık ile ilgili iki ayrı davada, Birleşik Krallığın (İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda ile İskoçya'dan oluşan ve bizim yanlış olarak İngiltere adını verdiğimiz devlet; kısaca BK olarak anılacak) Irak'ın Basra Bölgesindeki askeri faaliyetleriyle bağlantılı olarak zarar gördüklerini ileri süren başvurucular bakımından BK'nın, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 1. maddesiyle bağlantılı  kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını düzenleyen Sözleşme'nin 5. maddesi ile yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.

Al-Skeini ve Diğerleri v. BK (7 Temmuz 2011)

Dava, Irak'ın güneyinde yer alan Basra'da 2003 tarihinde BK bir işgalci güç iken başvurucuların altı yakın akrabalarının ölümüne ilişkindir: kurbanlardan üçü Britanya askerleri tarafından vurularak öldürülmüş, ya da vurulmuş ve ölümcül bir şekilde yaralanmışlardır. Birincisi, Britanya devriyeleri ile kimliği bilinmeyen silahlı kişiler arasındaki çatışma sırasında ölümcül şekilde yaralanmış; bir diğeri ise Britanya askerleri tarafından dövülerek nehre atılarak boğulmuş; sonuncusu ise Britanya Üssünde ölmüş ve vücudunda 93 yara tespit edilmiştir. 

Mahkeme,  istisnai koşullardan kaynaklanan 1 Mayıs 2003 tarihinden 28 Haziran 2004 tarihine kadar Güney Doğu Irak'taBirleşik Krallığın güvenliği sağlama yetkisine sahip olduğunu varsayarak, Basra'da güvenlik operasyonlarını yürüten askerler tarafından sivillerin öldürülmesi bağlamında Sözleşme'nin 1. maddesi (insan haklarına saygı yükümlülüğü) uyarınca BK'ın yargılama yetkisinin bulunduğuna; ve altı başvurucudan beşinin yakınlarının ölümüne ilişkin olarak bağımsız ve etkili bir soruşturma yürütülmediğinden  Sözleşme'nin 2. maddesi (yaşam hakkı) ihlalinde hükmetmiştir.

Al-Jedda v. the UK (7 July 2011)

Dava, bir Iraklı sivilin üç yıldan fazla bir süre (2004-2007) Britanya güçlerinin sorumluluğundaki bir toplama kampında tutulmasına ilişkindir. Davalı Hükümet başvurucunun toplama kampında tutulmasının BK'a değil Birleşmiş Milletler'e atfedilebilir bir olgu olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme bu argümanı oybirliği ile reddetmiştir. Mahkeme, Mart 2003 tarihli işgal sırasında, eğer varolan rejim yıkılırsa Irak'taki rollerin dağıtımını sağlayan bir Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı bulunmadığını not etmektedir.  Önceki rejim Mayıs 2003 tarihinde yıkılırken, ABD ve BK Irak'ta güvenliğe ilişkin durumun kontrolünü üstlenmiştir. Birleşmiş Milletler'e ise insani yardım sağlama, Irak'ın yeniden inşasına destek olmak ve geçici Irak hükümetinin oluşumuna yardımcı olmak görevi verilmiştir. Ancak güvenliğe ilişkin herhangi bir rolü bulunmamaktadır. Mahkeme, daha sonraki BMGK kararının bu pozisyonu ortadan kaldırdığı kanısında değildir. Çok Uluslu Güç içindeki askerlerin eylem ya da ihmalleri üzerinde BMGK'nin etkili denetimi, ne de asli bir yetkisi bulunmadığından, Bay Al-Jedda'nın toplama kampında tutulması BM'ye atfedilemez. Bu durum özellikle Britanya güçleri tarafından kontrol edilen Basra Şehrinde bulunan bir tutma tesisinde meydana gelmiştir. Bu nedenle, kendisi bütünüyle BK'ın yetki ve denetimi altındaydı. Böylece, tutulduğu sırada Bay Al-Jedda'nın toplama kampındaki tutukluluğunun BK'ın sorumluluğunda olduğu konusunda Lordlar Kamarasının çoğunluğu ile Mahkeme aynı fikirdedir ve Sözleşme'nin 1. maddesinin amaçları bakımından BK'nın yargı yetkisi alanında bulunmaktadır. 

Hiç yorum yok: